TAPMAZ : "İDOLÜM DANİEL TERMONT"
Son Güncelleme: Pazartesi, 30 Ocak 2012 Çarşamba, 25 Ocak 2012
Henüz 34 yaşında genç bir siyasetçi... Gent Belediye BaÅŸkan Yardımcısı Resul Tapmaz 1998’de Sp.a’dan Gent’te siyasete atılmış genç bir Türk. Tapmaz ile EmirdaÄŸ Köprü Dergisi makamında bir röportaj yaptı. İşte Tapmaz’ın yaptığı açıklamalar:
RESUL TAPMAZ KİMDİR?
Resul Tapmaz kimdir? Kısaca tanıyabilir miyiz sizi?
1977, Gent’te dünyaya gelmiÅŸim. Büyükbabam 1960’larda buraya ilk gelenlerden biri. Dedem buraya iÅŸçi olarak gelmiÅŸ. Çok kısa bir dönem maden ocaklarında çalışmış sonrasında burada tekstil fabrikalarında çalışmış. Sonra eÅŸini getiriyor, çocuklarını getiriyor derken bizim aile buraya yerleÅŸiyor. Zaten geliÅŸ amaçları da biraz para kazanıp tekrar Türkiye’ye dönmekmiÅŸ. Ama burada kalmış. Ben burada doÄŸup büyüdüm. EÄŸitimimin ardından burada iÅŸ hayatına atıldım babamla beraber. Gent’in aÅŸağı yukarı ilk Türk esnaflarından biriymiÅŸ babam. Burada 35-40 yıldır esnaflık yapıyor. Babam ilk iÅŸyerini 1976’da ÅŸu anki Dünya Dekor’un olduÄŸu yerde açmış. Bundan önce de iki yıl Türk kahvesi iÅŸletmiÅŸ. ÇeÅŸitli sektörlerde iÅŸ yapmış
Ben, 18 yaşında Sosyalist Partiye üye oldum. Aktif görevlerde bulundum, çalışmalara katıldım. Zaten toplumsal olaylara duyarlı biriyim. O dönemde Belçikalı bir milletvekili bana teklif etti. 1998 partiye kaydolduÄŸum yıl hiç unutmam. O zaman siyaset konuÅŸuyorduk bu kiÅŸiyle. Åžu anda siyaseti bıraktı bu adam. Partiye üye olduktan sonra çalışmalara katıldım iÅŸte. Sonrasında parti yönetiminde, il yönetiminde aktif görevlerde bulundum.
“’O ZAMANLAR TOPLUMA BİRÅžEYLER VERMEM LAZIM’ DİYE DÜÅžÜNÜYORDUM”
Belçika’da siyasete atılırken özellikle gerçekleÅŸtirmek istediÄŸiniz bir projeniz var mıydı?
Siyaset yapmak için, öncelikle insanları sevmeniz lazım. İdealist olmanız lazım. ÇeÅŸitli alanlarda ben topluma bir ÅŸeyler vermek istiyordum. Çünkü o toplumun içinde yetiÅŸmiÅŸin, o toplumun sorunlarıyla yoÄŸrulmuÅŸun ve sorumlu bir kiÅŸi olarak bu topluma da bir ÅŸeyler vermem lazım diye düÅŸünüyordum. Topluma katkılarda bulunmam lazım veya bazı ÅŸeyleri deÄŸiÅŸtirmem lazım diye düÅŸünüyordum. Zaten Sp.a partisinin yabancılara çok önem verdiÄŸini biliyordum ben o zamanlar. Bunu da yaptıkları çalışmalarda hissediyorsun. Benim üye olduÄŸum dönemde Fatma Pehlivan vardı partide.
“DANIEL TERMONT, ÅžU ANKİ İDOLÜM”
Peki sizin siyaset hocanız olarak gördüÄŸünüz biri var mıydı?
Parti içinde benim siyaset hocası olarak gördüÄŸüm farklı insanlar var. Onları örnek alıyorum, onların çalışmalarını örnek alıyorum. Benim ÅŸu anki siyaset hocam yani idolüm Daniel Termont yani Belediye BaÅŸkanı. GeçmiÅŸi de ilginç Termont’un. Bir iÅŸçi çocuÄŸu Termont, bir hurdacının oÄŸlu. Büyük mücadelelerle Belçika’nın en büyük ÅŸehirlerinden birine Belediye BaÅŸkanı olmuÅŸ. İlginç de bir hayat hikayesi var. Bunun yanında örnek aldığım birkaç siyasetçi daha var Sp.a partisinden.
“SİYASETE ATILINCA OLUMLU TEPKİLER ALDIM”
Siyasete atılırken Türk toplumunun özellikle buradaki EmirdaÄŸlı’ların tepkisi nasıl oldu? Bir de sizden önce burada EmirdaÄŸlı bir siyasetçi var mıydı?
Benim hatırladığım kadarıyla Cemal Çavdarlı vardı burada. Benim siyasetle ilgilendiÄŸimi ilk yıllarda Türk toplumu fazla bilmiyordu. İlk etapta çevremden akrabalarımdan olumlu tepkiler aldım. ArkadaÅŸlarımdan, Belçikalı tanıdıklarım dan... Ama ÅŸöyle birÅŸey vardı; Resul zaten yoÄŸun biri siyaseti yeÅŸillik olsun, laf olsun diye yapıyor diyenler oldu. Ama bugün öyle olmadığını ispatladım, bu da belli bir zaman aldı. 3000’e yakın tercihli oy almam bunun en güzel örneklerinden biri. Bunun dışında meclis üyesi seçildikten sonra çok önemli bir komisyonun baÅŸkanlığını üstlendim. Bu görevi Daniel Termont’un bana güvenerek vermesi bir diÄŸer örneÄŸi bunun. Tabi insanların biraz önyargılı olması normal. Bunları aÅŸmak için çalışmak lazım.
“BURADAKİ SESSİZ ÇOÄžUNLUÄžUN SAÄžDUYUSUNA GÜVENİYORUM”
Destekleyenlerin yanında sizi engellemek isteyenler de oldu mu?
Bilerek veya bilmeyerek beni köstekleyenler de oldu tabi, ÅŸimdi de oluyor. Ama bizim toplum içinde sessiz bir çoÄŸunluk var. Ben bizim sessiz çoÄŸunluÄŸun saÄŸduyusuna aklı selimine inanıyorum. Zaten yapılan seçimlerde aldığım yüksek orandaki oylar da bunun bir kanıtıdır diye düÅŸünüyorum. Ama geçmiÅŸte olduÄŸu gibi her zaman “meyve veren aÄŸaç taÅŸlanır”.
Ben olaylara pozitif bakmayı severim. EÄŸer biri sizi haksız yere eleÅŸtiriyorsa o kiÅŸi size gizli bir hayranlık duyuyordur. Bu yüzden biz iÅŸimize devam ediyoruz.
“BURADAKİ EN ÖNEMLİ SORUNUMUZ EĞİTİM-ÖÄžRETİM”
Gent’teki Türk toplumunun ve EmirdaÄŸlıların size göre en önemli sorunları neler? Çözümü konusunda siz üzerinize düÅŸeni yapıyor musunuz?
Bunu analiz etmek için geçmiÅŸi bir gözden geçirmek lazım. İşçi olarak geldik biz buraya. Ama görüyoruz ki ÅŸimdi çok güzel geliÅŸmeler var. İşadamlarımız var, iÅŸverenlerimiz var, akademik düzeyde insanlarımız var, avukatlarımız var yani toplumun bütün alanlarında aktif rol oynayan Türkler var. Bence bu çok büyük bir baÅŸarı. Bunun yanında her toplumda olduÄŸu gibi bizim de bazı özel sorunlarımız var. Tabi 40-50 yıl önceki sorunlarımızla ÅŸu anki sorunlarımız farklı. 50 yıl önce dil sorunumuz vardı, uyum sorunu vardı... Bence bizim ÅŸu an en büyük sorunumuz eÄŸitim-öÄŸretim. Bunun yanında da iÅŸsizlik. Yani ÅŸu anda yabancı kökenli gençlerimizin %30’u iÅŸsiz durumda. Rakam çok büyük. Bu sorunu çözmek istiyorsak herkesin elini taşın altına koyması lazım. Veliler, çocuklar, sivil toplum örgütleri, eÄŸitimciler yani herkes bunun bilincine varmalı. Üniversite ve yüksekokullardaki sayımıza baktığımızda çok azız. Bunun akabinde de iÅŸsizlik var. Ben, ÅŸu an 5000 iÅŸçi ve memurun çalıştığı bir kurumun yöneticisi konumundayım. Zor bir dönemde göreve baÅŸladım. Mali bir kriz vardı. Buna raÄŸmen 130 kiÅŸilik bir kadro açtım ben. Özellikle iÅŸsiz olanlar için, diploması olmayanlar için yabancıların yoÄŸun olduÄŸu yerlerde ev ziyaretleri yaptım. Bu çalışmayla 130 kiÅŸilik kadroyu doldurdum. Burada iÅŸ dünyasına çok büyük iÅŸler düÅŸüyor. İş dünyasının bu gençlere iÅŸ imkanı saÄŸlaması lazım.
“UYUM KONUSUNDA ÇOK YOL KATETTİK”
Uyum konusunda diÄŸer toplumlara göre bizim epey bir yol katettiÄŸimizi görüyorum. Bizim Belediye BaÅŸkanı da bunu her yerde söylüyor. Benim en büyük ÅŸansım diyor Gent’teki yaÅŸayan büyük bir topluluÄŸun Türk olması diyor. Yani bu uyum konusunda yol katettiÄŸimizin bir göstergesi. Dil sorunu da uyumu zorlaÅŸtırıyor. VatandaÅŸlarımızın maksimum düzeyde dil öÄŸrenmeleri gerekiyor. Artı katılımcı bir toplum olmamız gerekiyor. Biz mahalle toplantıları yapıyoruz. Her ay bir mahallede toplantı yapıyoruz özellikle yabancıların yoÄŸun olarak yaÅŸadığı yerlerde o toplantılara bir tane Türk katılmıyor. Bu çok üzücü bir olay. Yani burada bir sorun var demek. Burada hem bize hem de sivil toplum örgütlerine görevler düÅŸüyor. Bilinçli olmamız lazım. Sen kendi ÅŸehrinde mahallende ne olup bittiÄŸini bilmiyorsan bir sorun var demek.
“ARAÇLARLA İLGİLİ ELEÅžTİRİLERİ ANLAYAMIYORUM”
Yaz aylarında EmirdaÄŸ’a araçlar getirttiniz. Yine EmirdaÄŸ ile ilgili yeni proje veya çalışmalarınız var mı? Bir de araçlar çok eskiydi diye eleÅŸtiriler geldi. Ne diyeceksiniz bunlara ?
Önce eleÅŸtirilere deÄŸinmek istiyorum. Anlamaya çalışıyorum bu eleÅŸtirileri anlayamıyorum. Biz yıllardır ÅŸunu hatırlıyoruz. EmirdaÄŸ’ın Belediye BaÅŸkanı gelir vatandaÅŸlardan para toplanır, EmirdaÄŸ’a hizmet için bazı araçlar alınır. Alınan araçlar da eski olur. Ama iÅŸ gören araçlar olur. Bana da burada bir fırsat gelmiÅŸ önüme. O araçlar hurda araçlar deÄŸil. Burada saÄŸlam olan kullanılabilir araçlar. Ben bunu Konya’ya da hibe edebilirdim baÅŸka yerlere de ama dedim ki memleketimize hibe edelim, memleketimize yönlendirdim. Benim gücüm buna yetiyor eÄŸer varsa bunun yenisini hediye edecek o arkadaşı da giderim alnından öperim yani. Tabi insanların eleÅŸtirme hakları var ama anlam veremiyorum bu eleÅŸtirilere.
“EMİRDAÄž’DA AVRUPA BİRLİĞİ İLE İLGİLİ BİRİM KURULMALI”
Peki EmirdaÄŸ ile ilgili yeni bir proje veya çalışma var mı?
Bizim ÅŸu an Avrupa BirliÄŸi havuzunda çok büyük bir kapasite var. Bizim ÅŸehirlerimize, ilçelerimize büyük katkılar saÄŸlayacak projeler var. EÄŸitim konusunda olsun, kültür konusunda olsun, ÅŸehir planlaması konusunda olsun çok büyük imkanlar var. Türkiye’nin bazı ÅŸehirleri bu olayı kavramış ve bu yönde de çalışmalar baÅŸlatmış. Avrupa BirliÄŸi projeleriyle ilgili bazı birimler kurulmuÅŸ. EmirdaÄŸ zaten Avrupa’yla güçlü bağı olan bir ÅŸehir olduÄŸu için EmirdaÄŸ’da böyle bir birimin acilen kurulması lazım. Afyon’da bu birim kuruldu yanılmıyorsam. Yani böyle bir kurumun olması lazım ki projeler devamlılık gösterebilsin. Bunu bir eleÅŸtiri olarak söylemiyorum bu kurumların oluÅŸturulması ve devamlılığın saÄŸlanması gerekiyor.
“KİMSEYE KIRGIN-DARGIN DEĞİLİM”
Åžoklama konusuna deÄŸinmek istiyorum. Medyada bu konu epey bir yer buldu. Åžoklama yapılacak denildi ama öÄŸrendik ki ÅŸoklama yapılmamış. Bu konuda neler söyleyeceksiniz ?
Bu konu üzerinde çok tartışıldı çok konuÅŸuldu. Spekülasyonlar oldu bu konuda. Ben o zaman da söyledim ÅŸimdi de söylüyorum bu yıl 1300 vatandaÅŸ geldi ve İslami usullere göre istediÄŸi ÅŸekillerde kurbanını kesti. Hatta geçen yıla göre 100 tane kurban fazla kesilmiÅŸ. EleÅŸtiri yapılırken önemli olan burada üzüm mü yemek baÄŸcıyı mı dövmek? Bizim amacımız hizmet. Vatandaşın isteÄŸi her yıl olduÄŸu gibi kanunlar çerçevesinde kurbanını kesmektir. Biz bunu saÄŸladık. Ama bu yıl bazı spekülasyonlarla insanların beyni karıştırıldı. Ben inanın buna çok üzüldüm. Ama hiç kimseye kırgın deÄŸilim. Siyasette kin olmaz, kırgınlık olmaz. Bu eleÅŸtirilerin kasıtlı olup olmadığını da vatandaşın takdirine bırakıyorum. Yine söylüyorum özellikle Belçika’da bizim ibadetle ilgili bir sıkıntımız yok. Bakın söylüyorlar Rabot bölgesinde belediye cami sözü verdi ama yapmayacak diyorlar ben buradan vatandaÅŸlarımıza söz veriyorum o cami orada Allah’ın izniyle yapılacak ve açılışına da ÅŸimdiden bu cami yapılmayacak diyen arkadaÅŸları davet ediyorum.
“EN ÇOK YUMURTALI PİDEYİ ÖZLÜYORUM”
Belçika’da doÄŸdunuz, büyüdünüz. Peki hiç memleketinizi özlediÄŸiniz oluyor mu? Veya en çok neyi özlüyorsunuz burada?
Eskiden EmirdaÄŸ’a o perdeli minibüslerle günlerce süren bir yolculuk yapardık. Yolculuk sonrası EmirdaÄŸ’daki akrabalarımızla buluÅŸmak mesela o günleri çok özlüyorum. EmirdaÄŸ’ın havasını, atmosferini, türkülerini özlüyorum. Memleketle bağınız varsa bunlar sizin duygularınızı hep okÅŸuyor. EmirdaÄŸ’ın özellikle yumurtalı pidesini özlüyorum. EmirdaÄŸ’a geldiÄŸimizde Kacerli Mahallesi’nde yumurtalı pide yemeden geçmiyoruz.
“EMİRDAÄž’IN SOSYAL TESİSLERE İHTİYACI VAR”
EmirdaÄŸ ile ilgili bir deÄŸerlendirme alabilir miyiz? EmirdaÄŸ’ın daha iyi yerlere gelebilmesi için neler yapılmalı?
EmirdaÄŸ gibi Dünya’nın göç veren ÅŸehirlerine baktığımızda bu ÅŸehirlerin sorunları aÅŸağı yukarı aynıdır. Bu İtalya’da da aynıdır Amerika’da da aynıdır. Emirdağımız kırsal bir kesim zamanında çok göç vermiÅŸ. Hala da vermeye devam ediyor. Bir kısım büyükÅŸehirlere gidip orada iyi yerlere gelmiÅŸ. Bizim dedelerimiz de Avrupa’ya göç etmiÅŸ. Artık nesiller deÄŸiÅŸti. İnsanların beklentisi ÅŸu; yaz tatillerinde veya tatillerinde insanlar çoluÄŸuyla çocuÄŸuyla rahat edebilecek gezebilecek ortam bulabilmeli. Kent Ormanı yapıldı, güzel tesisler açılıyor havuzlu, bu iÅŸlere atılan Avrupa’da iÅŸadamlarımız var. Yani vatandaşın oraya geldiÄŸinde vakit geçirebileceÄŸi ortamlar hazırlanmalı. Çünkü ilk nesil gittiÄŸinde bir ay EmirdaÄŸ’da kalıyordu. Ama artık genç nesil turlarla Antalyalara, Bodrumlara, İzmirlere gidip EmirdaÄŸ’a sadece bir kabristan ziyaretine veya akraba ziyaretine geliyor. EmirdaÄŸ’da birkaç gün kalıp sonra tekrar dönüyor. Bu bir gerçek yani bunu evirsek de çevirsek de bu böyle. Bunu çeÅŸitli çalışmalarla projelerle, Avrupa ile olan baÄŸları güçlendirerek o gençlerin EmirdaÄŸ’da üç gün yerine birkaç hafta kalmasını saÄŸlamak gerekiyor. Bunun için de EmirdaÄŸ’daki sosyal faaliyetlerin ve sosyal tesislerin daha da geliÅŸtirilmesi lazım.
“EMİRDAÄž’IN KENDİ KENDİNE YETMESİ LAZIM”
Bunun yanında EmirdaÄŸ sadece Avrupa’ya bağımlı olmamalı. Artık bu zihniyetin deÄŸiÅŸmesi lazım. EmirdaÄŸ’ın kendi kendine yetmesi lazım. Organize sanayi bölgesi bunun için iyi bir baÅŸlangıç. EmirdaÄŸ’da zihniyetin de deÄŸiÅŸmesi lazım. Åžu an orada doÄŸup büyüyen bir gencin tek düÅŸüncesi Avrupa. Bu EmirdaÄŸ’ın hem ekonomisine, hem geliÅŸmesine hem de sosyolojik durumuna zarar veriyor. Bu yüzden orada yetiÅŸen yeni neslin artık geleceÄŸini orada araması lazım.
“İNSANLARIN HAYIR DUALARI BİZLERİ AYAKTA
TUTUYOR”
YoÄŸun bir programınız var Gent’te. Hiç yorulduÄŸunuz veya sıkıldığınız oluyor mu?
Çok genç yaÅŸta siyasete girdik. Siyasette bazı bedelleri de ödüyorsunuz. Ailenizi, çocuklarınızı ihmal ettiÄŸiniz zamanlar oluyor. Tabi böyle ÅŸeyler insanı üzüyor. Ama diÄŸer taraftan vatandaÅŸa verdiÄŸiniz hizmetler yani bütün Gent toplumuna verdiÄŸiniz hizmetlerden dolayı bir teÅŸekkür bir Allah razı olsun aldığınız zaman her ÅŸeyi unutuyorsunuz. SaÄŸolsun vatandaÅŸlarımız bazen tebrik ediyor, bazen çiçek gönderiyor, bazen teÅŸekkür ediyor, bazen Allah razı olsun diyor... Çok insanın hayır duasını alıyoruz bizleri de ayakta tutan bu.
Ben bu vesileyle tüm vatandaÅŸlarımızın yeni yılını kutluyorum, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Özellikle de EmirdaÄŸ’daki ve Gent’teki EmirdaÄŸlıların... Sizlere de yayın hayatınızda baÅŸarılar diliyorum. (Gent Belediye BaÅŸkan Yardımcısı Resul Tapmaz’a dergimize yaptığı açıklamalardan dolayı teÅŸekkür ediyoruz.)



