1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

"BU VATAN ONLARIN"

GeçtiÄŸimiz haftalarda uzun süre tartışmalara sebep olan Vlaams Belang’ın EmirdaÄŸ ziyaretinden Avrupa’da yaÅŸayan EmirdaÄŸlılar için EmirdaÄŸ Belediyesi’nin neler yaptığına kadar birçok soruyu Belediye BaÅŸkanı Cengiz Pala Köprü Dergisi’ne deÄŸerlendirdi. İşte EmirdaÄŸ Belediye BaÅŸkanı’nın açıklamaları :
EmirdaÄŸ Belediyesi, Avrupa’da özellikle Belçika’da yaÅŸayan EmirdaÄŸlıların EmirdaÄŸ’a geldiklerinde güzel vakit geçirebilmeleri için ne yaptı, ne yapıyor, ne yapacak?
Cevap : Ben göreve geldiÄŸimde önce EmirdaÄŸ esnafını ve sivil toplum örgütlerini topladım. Özellikle dedim ki; bakın bizim geçim kaynağımız Avrupalı hemÅŸehrilerimiz, onlardan saÄŸladığınız gelirlerle ticaretinizi sürdürüyorsunuz, Avrupa’daki hemÅŸehrilerimiz bizim velinimetimiz. Bunlara karşı daha hassas olalım çünkü bu insanlar memleketimiz diye geliyorlar, buraya gelirlerken hemÅŸehrilerimiz evimize geliyoruz diyerek geliyorlar.  O rahatlıkla geliyorlar yani. Biz de burada yaÅŸayan insanlar olarak (gerek esnaf gerekse vatandaÅŸ) hakikaten biraz nazik ve kibar olmalıyız. Çünkü saÄŸolsunlar 50 yılı aÅŸkın bir süredir memleketlerini hiç unutmamışlar. İlk giden nesilden tutun da son giden nesle kadar herkes vatan özlemiyle yanıyor. Buraya vatanlarına geliyorlar, ister istemez yakın ilgi ve alaka bekliyorlar. Bunu esnafımızla özellikle paylaÅŸtım ve her yıl da bunu yeniden belirtiyorum.
Hatta, seçildiÄŸimiz günden bu yana EmirdaÄŸ giriÅŸine topakevler kuruyoruz; bükme, ayran gibi ikramlarımız oluyor. Avrupa’dan gelen hemÅŸehrilerimizi yolda karşılamaya çalışıyoruz.
Biliyorsunuz EmirdaÄŸlı hemÅŸehrilerimiz buraya geldiÄŸi zaman anne-babalar EmirdaÄŸ özlemiyle geliyor. GençliÄŸi, çocukluÄŸu burada geçmiÅŸ sokaklarda anıları var akrabaları var... Onlar bu özlemle gelirken; onlardan doÄŸan çocuklar EmirdaÄŸ’a gelirken eÄŸlenip, vakit geçirebilecekleri bir yer olmadığı için anneye babaya baskı yapmaya baÅŸlıyorlar. Çünkü üç gün sonra çocukların canı sıkılmaya baÅŸlıyor. Çocuklar denize, tatile gitmek istiyor. Bizim belediye olarak, EmirdaÄŸ olarak üzerimize düÅŸen ÅŸu; çocukları, gençleri biz burada tutmalıyız. Burada hoÅŸ vakit geçirebilecek ÅŸeyler yapmalarını saÄŸlamamız lazım. Bu sosyal etkinliklerle, sosyal tesislerle oluÅŸur.
İşte Kent Ormanı yaptık. Kent Ormanındaki çalışmalarımız sürüyor. Burası tamamlandığında harika bir yer olacak. Bunu gördüklerinde dışarı gitme ihtiyacı duymayacaklar. Kent Park’ın üst tarafında bir de beÅŸ yıldızlı otel projemiz var. Bunu da gurbetçi bir hemÅŸehrimiz yapacak. Onun hedefi de 2012 içerisinde bunu hizmete geçirmek. Biz bu eksikliÄŸi hissettiÄŸimiz için mülkiyeti belediyemize ait olan arsadan biz bu hemÅŸehrimize yer verdik. Yeni garajımızın karşı tarafında yapmış olduÄŸumuz, halı saha, yüzme havuzu, düÄŸün salonundan oluÅŸan Kavaklar’ın tesisleri var. O konuda da ben çok yardımcı oldum. Ön-ayak oldum. Çünkü böyle ÅŸeylerin EmirdaÄŸ’da olması lazım.
Åžahit olduÄŸum bir olayı anlatayım. İşte biz Gurbetçi Festivali yapıyoruz. Bunu da birkaç güne yaydık. HemÅŸehrilerimiz yazın tatile gitmek istiyorlar. Biliyorsunuz benim turizm ofisim var; geliyorlar tatile gidecek hemÅŸehrilerimiz ‘aman EmirdaÄŸ Gurbetçi Festivaline denk gelmesin’ diyorlar. Tarihlerini ona göre ayarlıyorlar. Demek ki; bunu benimsemiÅŸler ama ben özellikle ÅŸunu söylüyorum EmirdaÄŸlı hemÅŸehrilerime bu sadece Belediye BaÅŸkanı’nın Belediye’nin yaptığı ÅŸeylerle deÄŸil biz hep beraber el birliÄŸiyle gurbetçi hemÅŸehrilerimizi burada tutacağız. Oradaki hemÅŸehrilerimiz bizim zaten canlarımız. Niye? Kimimizin kardeÅŸi, kimimizin ablası, kimimizin amcası, kimimizin babası, kimimizin teyzesi... Çok yakın kan baÄŸları olan insanlar. Bizim bu insanlardan vazgeçmemiz mümkün deÄŸil. Onlar da zaten bizden vazgeçmiyorlar. Ben bu iÅŸin böyle çözüleceÄŸine inanıyorum.
DoÄŸalgaz konusuna deÄŸinmek istiyorum bir de. Çünkü bu konu da gurbetçilerimiz için çok önemli. Kışın tatiller oluyor. ÖrneÄŸin yılbaşı tatili. EmirdaÄŸ’a gelse kalabileceÄŸi bir otel yok. Evi var ama evi soÄŸuk. İşte 5 yıldızlı otel bu sorunu çözecek. DüÄŸünlerimizi dikkat edin dışarda yapıyoruz. Kimimiz EskiÅŸehir’de, kimimiz Afyon’da... Kent Ormanı’nda yaptığımız yer kır düÄŸünü için çok güzel seviyede bir yer. DoÄŸalgazla ilgili çalışmalarımız sürüyor. 2012 ile beraber bunu da çözeceÄŸiz inÅŸallah. DoÄŸalgaz geldiÄŸi zaman bu sorun da ortadan kalkacak. Sosyal ortamı da yaratacağız. Ama tekrar tekrar söylüyorum EmirdaÄŸ’da yaÅŸayan esnafımıza ve hemÅŸehrilerimize çok iÅŸ düÅŸüyor. Bu iÅŸ hepimizin iÅŸi.
Soru : GeçtiÄŸimiz haftalarda Vlaams Belang adında bir parti geldi ilçemize ve siz Belediye olarak bu partiyi kabul ettiniz, ağırladınız. Bu nedenle özellikle Flaman Bölgesi’nde yani Gent Anvers gibi ÅŸehirlerde eleÅŸtiriler aldınız. Bu konu çok konuÅŸuldu çok tartışıldı. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Cevap : Ben bunu defalarca hem ulusal basınla hem de yerel basınla paylaÅŸtım. Belçika’daki hemÅŸehrilerimiz konunun iç yüzünü bilmeden, önyargılı davranabiliyorlar. Åžimdi bu insanlar bize gelmeden 2-3 ay önce program yapmışlar ve hemÅŸehrilerimizin tepkisi bizim belediyemize deÄŸil onların kötü propagandalarına. Anvers BaÅŸkonsolumuz Deniz Hanım da ÅŸimdi bunu anlattı telefonda.  Bizim orada yaÅŸayan siyasi hemÅŸehrilerimizin veya diÄŸer hemÅŸehrilerimizin benimle bir problemleri yok ama bazı insanlar bunu farklı yönlere çekerek kendilerine malzeme yapmak istediler.
İşin özü ÅŸöyle; bu ırkçı partinin ırkçı parti olduÄŸunu biz biliyorduk. Bu parti Türkiye’ye 3-4 ay önce program yapmış. Bizi zaten 3-4 kez aradılar. Belediyemizi birkaç kez aramışlar ama dil sorunundan dolayı bir problem olmuÅŸ. Sonra ben Belçika’ya gidince bana Yılmaz Çetinkaya (Adayazılı) kanalıyla ulaÅŸtılar. İşte bana söylediler böyle böyle biz bi program yaptık Türkiye’ye geleceÄŸiz bi görüÅŸebilir miyiz dediler. Böylece Belçika’da Yılmaz hemÅŸehrimiz aracılığıyla görüÅŸtük. Orada bize de program yaptıklarını öÄŸrendim ben. Bunlar TBMM’yi, DışiÅŸleri Bakanlığı’nı iki gün üç gün ziyaret ettiler. Meclisi ziyaret ettikten sonra Afyon Anemon Otel’e geçtiler bunlar. İşte korumasını saÄŸladılar, tercüman yolladılar. Bizi DışiÅŸleri Bakanlığı aradı, Belçika BüyükelçiliÄŸi aradı. Saat on’da gelecekler dediler saat on’da geldiler. Oturduk, hediyeleÅŸtik. Onlar bana bi çikolata bi Flaman Bölgesi’nin bayrağı bir de kitap hediye ettiler. Ben de onlara iki metre boyunda Türk Bayrağı, bir Topakev hediye ettim. Tarih boyu Türklerin büyük ve uzun ömürlü devletler kurduÄŸunu, bizim zaten devletçi bir millet olduÄŸumuzu, Belçika’daki en uyumlu toplumun Türkler olduÄŸunu Belçika Devleti’nin bana ilettiÄŸini belirttim. Kendileri de kabul etti Belçika’da en uyumlu toplumun Türk toplumu olduÄŸunu. Ama bunlar dedi ki; biz artık çok kötü durumdayız Türkiye parlayan yıldız diye tercüman bana anlatıyor. Ben de dedim ki; madem öyle 50 yıldır siz neredeydiniz, 50 yıldır siz bu insanların emeÄŸini kullandınız, beyin gücünü kullandınız, herÅŸeyini kullandınız, kaybeden siz olursunuz. Çünkü sizin ekonominizde, sosyal yaÅŸamınızda Türklerin çok büyük yeri var. Türkler oradan geri dönerlerse kaybeden siz olacaksınız. Bir de dedim ki; sizin bu konuda ne projeniz var, bu konuda herhangi bir çalışma yaptınız mı? Tabi Türkiye onların vatanı Türkiye Dünya’nın parlayan yıldızı; biz hemÅŸehrilerimiz buraya gelmek isterlerse başımızın üzerinde yeri var, başımıza tac ederiz ama kaybeden siz olursunuz. Çünkü; Türk milleti çalışkandır, üretkendir, uyumludur, devletçidir. AB konusunda ben dedim ki Türkiye’nin Avrupa’ya ihtiyacı yok, Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı var. Çünkü biz çok büyük bir devletiz, biz genç nüfusuz. İnanın buradaki TRT olsun, Cihan Haber Ajansı olsun, Anadolu Ajansı olsun, yerel basın olsun ‘BaÅŸkanım seni alnından öpeceÄŸiz’. Adamlara tokat gibi cevap verdim. Ben orada bir devlet adamı edasında davranmak zorundaydım. Çünkü; ben Bakanlık tarafından Büyükelçilik tarafından aranıyorsam ben bu ÅŸekilde davranmak zorundayım. Yılmaz Çetinkaya’nın yaÅŸadığı yeri Adayazı’yı görmek istediler. Daha sonra Karacalar Köyü’nü gezdirdik. Adamlar çekti gitti. Olay budur.
“ELEÅžTİRİLERİ HAKETMEDİĞİMİ DÜÅžÜNÜYORUM”
Ben bu konudaki eleÅŸtirileri hiç haketmediÄŸimi düÅŸünüyorum ki; bu konuda eleÅŸtirilecek birÅŸey yok. Yani kabul etmeme gibi bir lüksümüz yok. Ben devlet adamıyım. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir politikası var. Ben orada kendisinin menfaati doÄŸrultusunda hareket eden 3-5 hemÅŸehrime göre hareket edemem. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin politikasına göre hareket etmek zorundayım. Ben bu adamlara EmirdaÄŸ’ın giriÅŸine süngülü nöbetçi koyup da giremezsiniz EmirdaÄŸ’a diyemem. Zaten bu adamlar devletin eskortuyla, korumasıyla geliyor. Bakanlık tercüman veriyor. Bu adamlar bunu o zaman daha kötüye kullanmaz mı? O zaman bu adamlar ; ‘biz bunları 40-50 yıldır vatanımızda barındırıyoruz, bunlar bize bir saat bile tahammül edemediler demezler miydi?’. Daha kötüye kullanırlardı bunu. Devlet adabını bilmeden eleÅŸtiriyorlar.
Soru : Peki size göre bu partinin temsilcilerinin oradaki hemÅŸehrilerimize karşı düÅŸünceleri deÄŸiÅŸti mi bu görüÅŸmeden sonra?
Cevap : Mutlaka deÄŸiÅŸme olmuÅŸtur diye düÅŸünüyorum ben. Neden? Bunlar bizim oradaki insanlarımızı ve bizi 3. Dünya Ülkesindeki insanlar gibi görmüÅŸler. Ama buraya gelip gördükleri zaman, bizim çok lüks yaÅŸadığımızı onlardan daha ilerde olduÄŸumuz konuları gördükleri zaman onların fikirleri deÄŸiÅŸmiÅŸtir tabi. Ama bunların bunu orada kalkıp siyasi malzeme yapmaları hemÅŸehrilerimizi rahatsız etmiÅŸ bence. Bu cevaplarımız yerli yerinde cevaplar ve bu cevaplarımızdan hemÅŸehrilerimizin rahatsız olduklarını zannetmiyorum.
Soru : Peki sizi Belçika’ya davet ettiler mi? DüÅŸünür müsünüz orada bu partinin temsilcileriyle görüÅŸmeyi?
Cevap : Åžöyle birÅŸey var. Nezaket ziyareti yapabilirim ama ben onlara siyasi malzeme olamam. Onlar o niyetle beni davet ederlerse buna vereceÄŸim cevap çok sert olur. Ama nezaket ziyareti yapabilirim.
“EYAD VE BEB’İN BU KONUYLA ALAKASI YOK”
Soru : İnternette yer alan yorumlarda bu ziyarete EYAD’ın ve BEB’in aracı olduÄŸu iddiaları var. Var mı böyle bir ÅŸey?
Cevap : Bu konuyla EYAD’ın da BEB’in de bir alakası yok. Bunu diyenler bilmeden konuÅŸuyorlar. Ne EYAD’ın ne de BEB’in burada bu ziyaretle bir ilgisi yok.
Soru : Bu eleÅŸtirilerden dolayı kırgınlığınız dargınlığınız var mı Belçika’daki EmirdaÄŸlılara karşı?
Cevap : Benim hemÅŸehrilerime kızıp, gücenme diye bir lüksüm olamaz. Ben özellikle ÅŸunu söylüyorum; hemÅŸehrilerim içini bilmeden konunun içeriÄŸini bilmeden bir de bizim ülkemizdeki iÅŸleyiÅŸi ve devlet anlayışının ne olduÄŸunu bilmeden belki eleÅŸtirebilirler. Biz onların da hakkını koruyoruz. Ama normal ben onlara hiç alınmadım. Yani bunu devlet görevlileri çok iyi biliyor. Biz DışiÅŸleri Bakanlığı’ndan da takdir gördük.
Soru : Avrupa’da yaÅŸayan hemÅŸehrilerimize vermek istediÄŸiniz mesajlar neler? Son olarak bu sorunun cevabını alalım.
Cevap : Oradaki hemÅŸehrilerimiz bizim canlarımız. Kimisi dayımız, kimisi halamız, kimisi abimiz, kimisi ablamız bizim onlardan onların da bizden vazgeçmeleri mümkün deÄŸil. Bu vatan da onların. Ben ne kadar EmirdaÄŸlıysam onlar da benim kadar EmirdaÄŸlı. Åžundan emin olsunlar, onlara gelecek her türlü zararı ziyanı göÄŸüslemeye hazırım. Onları her yerde en iyi ÅŸekilde temsil ettiÄŸimi de iyi bilsinler.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Tasarım: Ümit H.Tapmaz

İçerik Yönetim: Mustafa Koyuncu

windows live messenger
limewire indir